Amaranthiné Warhol

Aşağa gitmek

Amaranthiné Warhol

Mesaj  Amaranthiné Warhol Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 1:15 pm

Karakterin;

Adı Soyadı: Amaranthiné Warhol

Doğum Tarihi [Gün/Ay/Yıl]: 21 Kasım 2115

Binası: Ravenclaw III. Sınıf

Kanı: Safkan

Fiziksel Özellikleri[Betimleme + Ünlü ismi şart]: Uzun kahverengi, ışıkta kızıla çalan saçlar. Bembeyaz, lekesiz bir ten. Doğuştan sanata yetenekli ailesi için güzel bir portre gibidir Amaranth. Koyu yeşil gözleri genellikle ifadesiz olan yüzüyle zıt olarak dalgınlığı belli eden bir pırıltıya sahiptir. Yaşıtlarına göre uzun boylu olmasa da zayıflığı nedeniyle birkaç santim daha uzun görünür. Güzelliğini kullanmaktan pek hoşlanmaz, silik ve basit bir genç kız gibi görünmeyi tercih eder. Kıyafet seçiminde pek şıklık aramaz, daha çok rahat ettiği kıyafetleri ve sade elbiseleri giyer. [Kristen Stewart]

Kişisel Özellikleri: İnsanlar üzerinde ilk bakışta olumlu bir etki yaratsa da kendi hakkında düşünülenleri çabucak değiştirebilecek bir yapısı vardır. Görünüşünün sevimliliğinin aksine sert ve kendinden emin davranışları etkileyici bir zıtlık taşır. Liderlik özelliği gelişmiş olan genç cadı yönetmekten, azarlamaktan ve emir vermekten zevk alır. Güven sorunu olduğu için arkadaş seçiminde dikkatlidir ve bu yüzden fazla arkadaş edinememiştir. Gülümsediği pek sık görünmez, gülümsediğinde ise gerçekten büyüleyici bir hava verir. Gerekli gereksiz konuşma adeti yoktur, sırlarını ve yaşadıklarını kendi içinde saklamayı tercih eder. Kendinden başkasını fazla önemsemez, canını tehlikeye atacak kadar cesur değildir. Zeka onun için verilmiş en büyük hediyedir. Hafızası kuvvetlidir, çok önceden söylenmiş sözleri bile unutmaz. Duygularını dışarıya belli etmez, bunun zayıflık olduğunu düşünür. Mantıklı kararlar alır, en kötü olaylarda bile hızlı düşünüp yargılar verebilir. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz, değişken bir karakteri vardır. Başarı onun için kesin göründüğü için yenilgiyi hazmedemez. Sıkıştırıldığında hiç çekinmeden yalan söyleyip rol yapabilir. Söylenen lafın altında kalmaz, her söze verecek cevabı daima vardır. Ön yargılı yaklaşımı nedeniyle dış görünüşe önem verir. Zayıf noktaları keşfetmekte üstüne yoktur, yeni tanıştıklarının karakterlerini bile kısa sürede inceleyebilir. Septisisttir, kanıtlanmamış gerçeklere inanmaz ve mutlak'a ulaşılmayacağını savunur. Çok çabuk sinirlendiği gibi kolay da sakinleşir. İnatçıdır, kararlarından asla dönmez.

Ailesi Hakkında;

Aile Geçmişi: Sanat aşığı olarak tanınan bir ailedir Warhol'lar. Özellikle resim konusunda çok iyilerdir ve tarihin tozlu sayfalarına görsel açıdan yaklaşan harika tabloların çoğu onların eseridir. Son nesiller biraz bu konulardan uzaklaşsa da hala sanat denince akla gelen ilk isimlerden biri onlardır. Safkandırlar ama bunun üzerinde fazla durulduğu söylenemez.

Amaranthiné kız kardeşi Nylénia gibi İthaka adasında doğmuştur. Daha küçükken sanatla ilgili bütün kavramları öğrenen kardeşler diğer aile üyeleri gibi yetenekli olduklarını kanıtlamışlardır. Resim yapmaktan çok değerli taşlarla ve latince kitaplarla ilgilenen Amaranth, annesinin zorlaması üzerine piyano ve çizim eğitimi almıştır. Daha sonra küçük kızın ilgi alanlarının farklı olduğunu fark eden büyükannesi Amaranth'a latince üzerine dersler vermiştir. Aynı zamanda taşlarla da ilgilenmeye devam eden kızın bu konuda uzman biri kadar bilgili olduğu söylenebilir.

Örnek Rp:

Eskimiş hatıralar… Amaranth geçmişinden uzun zaman önce vazgeçmişti. İkizi Nylénia ile geçirdiği zamanlar dışında küçüklüğüyle ilgili şeyleri hatırlamak istemiyor, anılarını hiç yaşamamış gibi reddediyordu. Kahverengi saçlarını geriye doğru savurduktan sonra birinci sınıflardan birine çekilmesi için sert bir bakış atarak koridorlarda ilerlemeye devam etti. Yapacak bir işi olmadığında yeni yerler keşfetmek için okulda turlamayı seviyordu. Birkaç kere şansı yaver gitmiş, daha önce hiç bilinmeyen odalar keşfetmişti. İkiziyle beraber saatlerce eğlendikleri bu odalara bir daha rastlamamışlardı. Dışarıda temiz hava almayı düşünen Amaranth koridorlarda turlamaktan vazgeçerek merdivenleri tırmanmaya başladı. Zindanlara neden indiğini kendisi de bilmiyordu, zira zindanlarda yeni yerler bulma ihtimali pek düşüktü. Dışarı çıktığında beklediği gibi güneşli bir havayla karşılaşmamıştı. Güneşi arkasına saklayan bulutlar, sanki hep yağmur yağacakmış gibi ışığın okulu aydınlatmasına izin vermiyordu. Hafif bir titreme geçiren Amaranth üşümesine rağmen içeri girmeyi aklından geçirmiyordu bile. Acelesi yokmuş gibi yavaş adımlarla fısıldayan ağaç korosuna doğru ilerlerken hırkasına sıkı sıkı sarılmıştı. Göğsünde kavuşturduğu kolları, ifadesiz yüzü ve ciddi tavırlarıyla yedinci sınıf öğrencisinden çok büyük bir insana benziyordu. Yaklaşık bir ay önce onyedi yaşına girmişti. Reşit olmanın verdiği özgürlük duygusuyla beraber daha olgun davranışlar sergilemeye başlamıştı. Nylénia bu duruma gülse de çocukça davranışlar sergilemekten vazgeçmişti ikizi gibi. Eğlence kaynakları olan birkaç öğrenciyle uğraşmaya devam etseler de eskisi gibi fazla şımarık değillerdi.

Ladies of Slytherin’den biriyle karşılaşma umudu az önce kırılan Amaranth bir ağacın altına çökmüştü. Seyrek de olsa yağmaya başlayan yağmur ve esen soğuk rüzgar iliklerine kadar işliyordu genç cadının. Hasta olacağından şüphe duymayan Amaranth durduramadığı bir öksürükten sonra ağaca yaslanmıştı. Grup arkadaşlarını uzun zamandır görmüyordu. Kendiyle aynı sınıfta, aynı binada olsalar da aralarında bir mesafevar gibiydi. Ell’in beklenmedik davranışından sonra kızlardan biraz uzaklaşmıştı Amaranth. Onları ne kadar sevse de kendisine açıklanmayan şeyler olduğunu hissediyor, bazense dışlandığını düşünecek kadar uzun süre yalnız kalıyordu. Arkadaşlarının sorunları olduğunu kabul ediyordu ama onlara gösterdiği ilgiye karşılık daha sıcak tutumlar beklerdi. Zihninde berilen görüntüyle hafifçe irkilirken düşünceleri de farklı yöne kaymıştı. Yıllar önce okuduğu kitaplardan birinde gördüğü işaretin aklına gelmesine kendisi de şaşırmıştı. Yasak kitap… Büyükannesi kitaplığını kızlara açmış olsa da kitaplığın arka tarafındaki, özel bir oda da bulunan kitapların okunmasına izin vermiyordu. Nylénia’nın tüm ısrarlarına rağmen odaya girmekten korkan Amaranth bir gün ikizine bile söylemeden bulduğu geçitten geçerek o odaya girmişti. Kitaplar tahmin ettiği gibi Latince olsa da konuları sıra dışıydı. Eski gizemlerden, büyükannesinin kızlara anlatmadığı büyülerden bahseden kitaplardan en fazla hoşuna giden kitaplıktaki en eski kitap olmuştu. İçinde anlamını bile bilmediği kelimeler varken konusunu anlayamamış olsa bile kitaptan gizli bir enerji yayılıyor gibi hissetmişti. Güneşin doğmasına daha çok varken ayak sesleri duyup gizlendiğini de iyi hatırlıyordu. Elindeki kitapla rafların arasına saklanırken karanlıkta büyükannesini bir gardiyana benzetmişti. Yaşlı kadının etkileyici bakışları o gece oldukça keskin ve korkunçtu. Özel bölmeleri dikkatle kontrol ettikten sonra geçitten geçerek kütüphanenin arkasındaki özel odadan çıkmıştı. Bununla birlikte rahatlayan küçük kız kitabı incelemeye devam etmişti. Kapakta hiç yazı bulunmamasına karşın kitabın içindeki yazılar parlıyordu. 359. sayfaya geldiğinde gördüğü işaret sayfanın numarasını bile unutmasını engellemişti. Bir haçı andıran işaretin kollarından birinde bulunan yuvarlak ve dışarı çıkan uzantı kitabın eski yaprağında oldukça canlı görünüyordu. Bu işareti saklamak istemesine karşın büyükannesinden çekinen kız kitabı yerine yerleştirdikten sonra bir daha geri dönmemek üzere odadan çıkmıştı. İkizine üstü kapalı anlattığı bu olay uzun zaman da aklından çıkmamıştı. Şimdi birden bire canlanan anılar ve zihninde beliren görüntü her şeyi az önce yaşamış gibi hissetmesine yol açıyordu. Yaslandığı ağaçtan destek alarak ayağa kalkarken gözüne takılan bir öğrenci işaretin kısa bir süre de olsa aklından çıkıp, gülümsemesine yol açmıştı. Uzun zamandır görmediği bu kız değer verdiği az kişiden biriydi.

‘Salve Nyx. Carus, yedinci sınıf olmak çok zor, yanına gelemediğim için kusura bakma binamdan olmayanlarla daha az görüşebiliyorum artık.’


Yüzüne ikna edici bir ifade yerleştirmişti. Demetra Nyx Tranquilli küçük sınıflardan sevdiği tek kızdı. Amaranth kızın ön adını pek sevmediğinden daha anlamlı olan Nyx’i kullanıyordu. Kızla karşılaşmaktan dolayı sevinmiş olsa da ağacın arka tarafına kaıznmış simge dikkatinin yeniden dağılmasına yol açmıştı. Kitapta gördüğü haçla neredeyse aynıydı. Yakından incelemek için Demetra’yı hafifçe kenara iterken iyice emin olmuştu. Yaslandığı ağaç kitaptaki simgenin aynısını üstünde bulunduruyordu. Belki de bu yüzden işaret birden bire zihninde belirmişti. Kuşkuyla çatılan kaşları ve gülümsemesi silinen yüzünde yeni bir ifade daha belirmişti şimdi. Merak… Bütün bu tesadüflerin ardında bir şey gizlendiğini hissediyordu. ‘O di immortales! Saçmalamaya başladın Amaranth’ Kendi kendine mırıldanırken Demetra’nın tuhaf bakışlarına maruz kalmamak için işarete arkasını dönüp gülümsemeye çalıştı. Ama anılar sanki unutulmamak üzere zihnini işgal etmişlerdi. Gizemli olaylara bulaşmaktan pek hoşlanmayan Amaranth için işarette unutulması kolay bir tesadüftü aslında. Ama neden bu kadar fazla takıldığını anlamıyordu, anlayamıyordu. Genç cadının da işarete baktığını görünce sebepsiz bir öfke duygusuyla titredi. Sertleşen ses tonundan kızdığı anlaşılıyordu.

‘Bu işareti sen mi çizdin Nyx?’

‘Hayır... Amarant ben yapmadım. Hatta ilk gördüğümde bende çok şaşırdım. Yani onca yıl aradan sonra bu işaret tekrar görmek... Ya sen? Sen neden işareti görünce değiştin birden bire?’

Genç cadının ses tonundaki gizli anlama aldırmayarak bakmayı sürdürüyordu. Kızın merak etmekte haklı oluğuna inansa da aynı işareti başkasının da görmüş olmasına inanamıyordu. Başını hafifçe iki yana sallarken ne söylemesi gerektiğini düşünüyordu. Canlanan anıların hepsini anlamak saatler alırdı. Söylemesi gerekenleri toparlayabilmek amacıyla kısa sürede olsa oyalanmayı düşündü. Zihninde dolaşan fikirler arasında söylemeyi düşünmediği bir şey vardı. Odadaki gizli geçitten bahsetmek istemiyordu. Nylenia bunun sır kalması için yemin ettirmişi. * Nyx’de görmüş olamaz. İşaret sadece kitapta vardı-?* Gözlerindeki pırıltı aniden sönerken içini hafif bir tedirginlik kaplamıştı. Öğrenmemesi gereken bir şey olduğunu hissediyordu. Belki de hiçbir zaman o kitaba bakmamalıydı. Büyükannesinden gizlediği bu olayı yeniden hatırlayacağı aklına gelmezdi.

‘ Latince bir kitapta görmüştüm. Kitap girmemem gereken bir odadaydı.’

Kısa ama öz açıklamasının yeterli olacağını düşünüyordu. Kızında açıklamasını beklercesine ayağıyla ritim tutarken yeniden işareti incelemek için ağaca yaklaşmıştı. İşareti yakından görünce ikinci kez titremesini engelleyememişti. Yavaşça yukarı kaldırdığı elini işarete doğru uzatırken paranoyaklaşmaya başladığını hissediyordu. İşarete dokunduğunda gözlerinin önüne kitabın gelmesini beklemişti ama elinin yandığını hissedince gözleri iri iri açıldı. Ağaçtaki işaretin parladığını görünce birkaç adım geriledi. Nyx’e arkasını döndüğünden onun yüz ifadesini göremiyordu ama kendisi kadar şaşırdığına emindi.

‘Neler oluyor?’

Demetra’nın hizasına geldiğinde gözleri hala ağacın üzerine kazınmış olan şekildeydi. Hem şaşırmıştı hemde korkmuştu. Cevap alamamayı umursamazken düşündüğü tek şey ağaçtan uzaklaşmak olmuştu. Şekil yavaş yavaş kaybolurken dokunduğuna pişman olmuştu. Bu görüntü uzun zaman aklından çıkmayacaktı ve gece boyunca kabuslar göreceğini de biliyordu. İşaret tamamen kaybolduğunda rahat bir soluk aldı. Bu tesadüfün de böylece bittiğini düşünüyordu ama birkaç saniye sonra çimlerin üzerinde daha önce orada olmayan bir kitabı fark edince suratı yeniden asılmıştı. Kitabın bulunduğu yere ilerleyip eğilirken büyükannesinin kütüphanesinde bulunan kitabı göreceğinden neredeyse tamamen emindi. Ama çimlerde bulduğu kitap basit bir iksir kitabıydı ve Fransızcaydı. Dili pek iyi olmasa da kitapta kıvrılan bir sayfa olduğunu görünce fısıldadı. ‘Demetra, buraya gel’ Duyulduğunu sanmıyordu yine de sesini daha yüksek çıkaramamışı. Kıvrılan sayfanın kitaba daha sonradan eklendiği belliydi. Genç cadıya Demetra diye seslendiğini fark etmeden devam etti. ‘Demmy, Fransızcan iyi mi?’ Sayfada yazılanları öğrenmek istiyordu. İşaretle ilgili bir açıklama yazıldığına emindi. Belli belirsiz bir umutla kızı beklerken kitabın diğer sayfalarını çevirmeye başlamıştı.

Yazanların bazılarını anladığından kitabın önemsiz olduğuna iyice emindi. Herhangi bir iksir kitabı gibi açıklamalar bulunuyordu. Ama zaten önemli olan eklenen sayfa değil miydi? Kitabı yere bıraktıktan sonra doğrulup sayfayı Demetra’ya uzattı. *Umarım çevirebilir.* Çeviremezse kütüphaneye gidip kitapları karıştırmaları gerekecekti. İşaretin neden çizildiğini öğrenmek için elinden geleni yapmaya karar vermişti. Gerekirse büyükannesinden açıklama isteyecekti. O anda aklına gelen bir düşünceyle irkildi. Şekli büyükannesi çizmiş olabilir miydi? Latince büyülerde ustalaşmış yaşlı kadın gençken böyle bir fikre kapılıp şekli lanetlemiş veya büyüleyip etrafa çizmiş olabilirdi. Sonuçta büyükannesi de bir zamanlar Hogwartsta genç bir öğrenciydi. Küçüklüğünde Latince öğrenmiş ve şekli çizmiş olabilirdi. Yine de Demetra’nın da aynı şeyi görmüş olmasına anlam veremiyordu. Bir tesadüf müydü? Yoksa büyükannesinin bir suç ortağımı vardı?
avatar
Amaranthiné Warhol
Ravenclaw 3. Sınıf Öğrencisi

Kadın Mesaj Sayısı : 5
Yaş : 23
Nerden : ....
Kayıt tarihi : 28/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Amaranthiné Warhol

Mesaj  Gwendolyn A. Dexter Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 2:32 pm

Kabul edildi.
avatar
Gwendolyn A. Dexter
Hogwarts Profesörü
Hogwarts Profesörü

Kadın Mesaj Sayısı : 27
Yaş : 24
Nerden : Mersin
Kayıt tarihi : 26/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz