Nylénia Ethel Calanthe[Warhol]

Aşağa gitmek

Nylénia Ethel Calanthe[Warhol]

Mesaj  Nylénia Ethel Warhol Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 4:10 pm

Karakterin;

Adı Soyadı: Nylénia Ethel Calanthe[Warhol]

Doğum Tarihi [Gün/Ay/Yıl]:01.11.2116

Binası: Slytherin ~ II.Sınıf

Kanı: Safkan

Fiziksel Özellikleri[Betimleme + Ünlü ismi şart]: "Tanrı, kadına güzellik verir. Şeytan ise ona şirinlik katar.* Kime ait olduğu belli olmayan bu söz, Nylénia'yı birebir anlatmaktadır. Nylénia'nın yüzü ailesindeki bir çok insanın aksine yuvarlak ve tatlı hatlardan oluşmuştur. O her ne kadar bundan hoşlanmasa da, yüzünün çocuksu bir sevimliliği olduğu bir gerçektir. Hafifçe dışa vuran elmacık kemikleri, annesinden ona geçen güzel bir özelliktir. Sürmeli, iri, kahvenin yoğun ve hoş bir tonuna sahip gözlere sahiptir ve ailedeki renksiz gözlere sahip olan tek kişidir. Gözbebeklerinin herzaman büyük olması ise onu biraz daha ilgi çekici hale getirmektedir. Kızıl ile kahverengi arasında dolaşan, hafif dalgalı ve uzun saçları vardır. Bir kadında en önemli şeyin saçlar olduğunu düşündüğü için onlara çok iyi bakar. Hiçbir zaman bir pembe bir gülün mat rengine sahip olmamıştır, aksine, herkesi kıskandıracak kadar kırmızı, dolgun dudaklara sahiptir. Teni, taşıdığı Akdeniz kanından dolayı porselen beyazı değildir. Makul bir derecede sarıya kaçmaktadır. Dikkatli bakılmadığı sürece renk farkını ayırt etmek imkansızdır. Boyu yaşıtlarına oranla herzaman bir iki santim uzun olmuştur. Bununla birlikte hafif balıketlidir fakat çok şişman gözükmez. Şu an ortaya çıkmamış olsa da, narin hatlarının gelecekte kıskanılan bir özelliği olacağı şimdiden bellidir./Leighton Meester

Kişisel Özellikleri:

Özgürlük bağımlısı, inatçı ve arsız. Nylénia'yı tanıyabilen insanların onun hakıında hiç düşünmeden söyleyebilecekleri kelimelerdir bunlar. İnatçılığı insanı canını bezdirebilecek boyutlara dayanır ve bu yüzden genellikle onun istediği olur. Hazırcevap olmasından dolayı birçok arkadaşı onunla kavga etmek istemez. İnsanları kırmaktan hoşlanmaz fakat alaycı yapısı durumu bozmaktadır. Kendisine göre ilgi çekici başka insanlara göre tuhaf davranışları vardır. Gururlu yapısına rağmen, pişkinliğe kaçmayacak bir şekilde gururun bırakılabileceğini düşünmektedir. Çünkü başını belaya soktuğu zaman onu beladan kurtaran gurur değil, mantıktır. Kolay sinirlenmemesinden dolayı, kendine zararı olacak bir şey yapmamıştır. Yüzü kızarmadan yalan söyleyebilir ve bu onun sevdiği bir yetenektir. Şirin gülümsemesi ile istediği insanı yanına çekebilir ve Nylénia bu şimdiden bilmektedir. Özgürlük onda artık olması gereken bir şey olmaktan çıkmış, bir tutku haline gelmiştir. Belki de bunun nedeni evde ona karışma hakkını kendinde gören insanların sayısının fazla olmasıdır.Kısıtlandığını hissettiği anda tepki verir.

Hayal gücü, insana yapabileceklerini ya da en ulaşılmazlarını gösteren harika bir yetenektir. Nylénia'da bu yetenekten ziyadesiyle mevcuttur. Hayallerinin bazıları ulaşılmaz nitelik taşır. Onların gerçek olamayacağını bilse de, düşünmekten hoşlanır. Yaşına oranla fazla olmasa da, gelecekte fazlasıyla büyüyecek bir hırsa sahiptir. İstediği şeyi almak için birçok şeyi yapabilir. Elbette alamadığı zamanlarda vardır. Yine de genellikle kazanan taraf o olur. Neyseki fazla bir şey istemez. İdealleri henüz hayallarine erişememiştir çünkü. Ailesindeki herkes gibi o da zekayla ödüllendirilmiştir. Fakat zekanın tek başına bir anlam ifade etmediğine de inanır. Kararlılık ve azminde yanına olması gerektiğine inanır. Birçok değişik şeye -kehanet hariç- ilgi duyar. Okumak onda tutkuyu da geçerek bir saplantı haline gelmeye başlamıştır. Fakat bilinmeyen şey; onun bir kitap okurken, o dünyaya dahil olduğu ve tüm sıkıntılarını unuttuğudur. Küçükken yaşıtları gibi oyun oynamaktan hoşlanmamıştır. Onun yerine olaylar hakkında düşünmeyi ve yorum yapmayı tercih etmiştir. Bu da onun yaşından büyük düşüncelere sahip olmasına neden olmuştur. Müzik, sanat, tarih.. Hepsinde yeni şeyler öğrenme tutkusu vardır. Bu da ona gereksiz derece büyük bir merak olarak geri dönmektedir. Fakat asla ilgisini çekmeyen şeyler de mevcuttur. Nylénia hangi kızın kiminle olduğunu merak etmez. Basit bir şeyden etkilenebilir gibi görünse de durum bu kadar basit değildir. O cisimden değil, onda uyandırdığı simgelerden etkilenir.


Ailesi Hakkında;

Sanat aşığı olarak tanınan bir ailedir Warhol'lar. Özellikle resim konusunda çok iyilerdir ve tarihin tozlu sayfalarına görsel açıdan yaklaşan harika tabloların çoğu onların eseridir. Son nesiller biraz bu konulardan uzaklaşsa da hala sanat denince akla gelen ilk isimlerden biri onlardır. Safkandırlar ama bunun üzerinde fazla durulduğu söylenemez. Warhol ailesi oldukça geniş sayılabilecek bir ailedir. Aşırı olmasa da, çok çocuk-yani varis-doğurmak aile klanı için büyük önem taşır. Aile İngiliz olmasına rağmen, Paris'in ve Londra'nın sıkıcı, kuralcı ve geometrik sanatından sıkılıp, Yunanistan'ın geleneksel sanatına merak sarmıştır. Nylénia burada doğan üçüncü kuşağa mensuptur. Babası Arthur-adını hiç sevmez genellikle göbek adını kullanır- bu adanın önde gelenlerindendir. Sert ve otoriter olması, gerek mugglelar gerekse adada yaşayan diğer büyücüler arasında onun biraz korkutucu biri olarak görünmesine neden olmuştur. Annesi İsadora ise cilveli ve kurnaz bir Yunan büyücüdür. Doğduğu yer olan Kefalonya'da güzelliği ile adını duyurmuştu. O zamanlar genç bir adam olan Arthur'da onun güzelliğinden ve kibarlığından etkilenerek onun evlenmiştir. Amaranthiné babasına ne kadar benziyorsa, Nylénia da annesine o derece benzemektedir.

Nylénia da kendinden bir yaş büyük olan kız kardeşi Amaranthiné gibi İthaka adasında doğmuştur. Burası İtalya'ya çok yakın bir adadır. Tarihi olarak ise Odysseus yani Truva kahramanı'nın memleketidir. Adanın her tarafı tıpkı insanlarının ruhu gibi uçurumlarla doludur. Fakat Nylénia bu durumdan pek etkilenmemiştir. Ruhsal uçurumlar onda pek görülmez. Bir Warhol olduğunu Küçük yaşlarda yaptığı, kendi tabiriyle karmaşa, başkasının tabiriyle ise modern sanat resmi ile kanıtlamıştır. Fakat Nylénia hiçbir zaman resim yapmaktan hoşlanmamıştır. O resim yapmaktansa ressamların hayatını araştırmayı ve onların eserlerini yorumlamayı tercih etmiştir. Ailesinin zorlamasıya Amaranthiné gibi resim dersi almıştır fakat kendisine karışıldığı düşüncesi ile ona verilmek isteneni almamak konusunda inat etmiştir. O da müzik eğitimi almıştır. Piyano ile başlasa da, sonradan keman'a dönmüştür. İlgi alanları santın dışında olduğunu fark eden babaannesi Letizia, Amaranthiné'ye yaptığı gibi ona da Latince dersleri vermiştir. Bu karmaşık dil, onu öğrenme iştahını kabartmıştır. Nylénia o zamanlar babaannesinin ona okumak için verdiği bir kitabın arkasında okuduğu küçük bir yazı sonrasında, esas ilgi alanını bulmuştur; Tarih. Ondan önce yaşayn insanların yaptıkları onda ilk önce meraka sonra da giderek derinleşen bir tutkuya neden olmuştur.


Örnek Rp:

Ay ışıklarının rüyaymış gibi aydınlattı odada yatan genç kız, uykusunun en tatlı yerindeydi ve güzel bir rüya görüyordu. O yukarıda uyurken, ailesi hayatlarında dönüm noktası olacak bir kararı vermek zorunda kalmışlardı. Nylénia tatlı uykusundan uyandırıldığında, başına gelecekler konusunda hiçbir fikri yoktu. Üzerinde şefkatle gezinen elleri hissettiğinde, ilk başta ne olduğunu anlayamamıştı. Babası geceleri onu sevmek için yanına gelirdi. Xaviér Calanthe sevgisini açık açık gösteren babalardan biri olmamıştı asla. O belli etmeden, gözleriyle severdi onu. Bakışlarıyla, Nylé deyişiyle... Annesi gibi hiçbir zaman sıkıca, onun canını acıtacak bir şekilde okşamamıştı onu. Dağılmış saçlarından gezen ellerin baskısı arttığında, içinde birşeyler olduğu ile ilgili kuvvetli bir his oluşmaya başlamıştı. Grimsi mavi gözleri vücudunun tüm protestolarına rağmen ilk önce mahmurlukla açıldı. Bedeninin her tarafı yorgunluk yüzünden isyan edercesine ağrıyordu. Etrafta çok hafif, yumuşak bir ışık vardı ama karanlığa o kadar alışmıştı ki, gözleri sanki oyuluyormuş gibi acımaya başlamıştı. Gözlerini hızlıca kapattı. Lanet! Neden bu ışıkları yakmak zorundalardı ki? Evinde yaşayan kimsenin gece körlüğü problemi yoktu ve karanlıkta yürümeyi becerebilecek kadar zeki insanlardı. Uykusuna dönme isteğine karşı koyarak, gözlerini iri iri açtığında, saçlarını okşayan kişinin babasından oldukça farklı biri olduğunu gördü. Birleşmiş, siyah kaşları ve yüzünde sakal yerine ince bir kıl tabakası olan uşakları Flavio, yanı başında oturuyordu. Nylénia onun neden burada olduğunu anlayamadığı için az daha bağıracakken, orta yaşlı uşak, kalın işaret parmağını onun dudaklarının üzerine koydu. Konuşmaması gerektiğini sözleriyle değil de, gözleriyle iafde etmeyi uygun bulmuştu. Bunun nedeni neydi? Bir şey olmuş olmalıydı. Nylénia hala dudaklarının üzerinde duran el yüzünden konuşamıyordu. Hışımlı bir şekilde parmağı çekerken, sessizce sordu.

-Neler oluyor Flavio?

Adam cevap vermeksizin odadan çıkarken, yanından kalkarken içeriye oldukça telaşlı görünen -herzaman öyle görünür- evcini Poppups girdiğinde, bir terslik olduğu konusundaki düşüncesi de somut bir hale kavuşmuştu. Çünkü annesi hiçbir şekilde Nylénia'nın odasına evcinlerinin girmesine izin vermezdi. Nedense genç kadın onların kızına zarar verebileceğini düşünüyordu. Kaşları hafifçe çatılırken, evcini sanki sessizlik yemini etmiş gibi sorularına cevap vermekten özenle kaçınarak, etraftı kolaçan ediyordu. Nylénia beyaz geceliğinin içinde terlemeye başlamıştı. Yaz ayında Floransa pek sıcak olmazdı ama son günlerde cehennem sıcakları sarmıştı etrafı. Yani yirmidört saat cehennemin içindeydiler. Boynundan damlamak üzere olan teri son anda eliyle silerken, evcinine ona üzerine bir şey vermesini istecekti ama o da büyük bir hızla dışarı çıkmıştı. Dudaklarını hafifçe büzüp, dolabının önüne gittiğinde, şaşkınlıktan az daha küçük dilini yutuyordu. Dolabı bomboştu. Ceviz ağacından, geniş dolabının içi boşaltılmış ve geriye sadece uçuk pembe bir elbise bırakılmıştı. Bir de not. Nylénia pusulayı alıp, hızlıca okumaya başladı. *Üzerini değiştirdikten sonra hemen aşağıya in, carus. Annen.* Nylénia karnında feci bir uyuşukluk hissederken, hala ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Gecenin bir vakti bu da nesiydi böyle? Geceleri uşaklar odasına giriyor, ev cinleri odasını kolaçan ediyor, dolabı boşaltılıyor ve annesi hemen aşağıya inmesi için pusulalar bırakıyor. Bunlar tek başına bir anlam ifade etmiyordu ama birleştirildiği zaman... Nylénia'nın çatılmış kaşları, daha büyük bir şaşkınlığa uğradığı için yukarı kalkarken, en olası cevap onun midesine -ya da kalbine- kocaman bir yumrunun oturup, nefes alamamasını sağlamıştı. Kaçıyorlar mıydı? Ama neden? Ona bırakılan pembe elbiseyi hızlıca giydi ve aşağıya indi. Ayakkabı neden bırakılmadığını anlamamıştı. Fazla ses çıkaracağını düşünmüşlerdi acaba? Nylénia hole çıktığında babasının üzerinde siyah cübbesiyle her zamanki gibi heybetli ama solgun yüzündeki hafif gülümsemeyle bitkin bir hali vardı. Annesinin yosun rengindeki gözlerinin altında kırmızılık ise, en son büyükannesi öldüğünde gördüğü bir şeydi. Babasına neler olduğunu ve tahminin doğru olup olmadığını sormak istiyordu ama babası sevecen bir hareketle, omzunu sıvazlamış ve açık olan devasa kapıdan çıkması için işaret vermişti. Nylénia her zaman yaptığının aksine bu sefer yumuşakbaşlı davranarak dışarı çıktı. İçinde kelimelerle anlatılması mümkün olmayan, güçlü bir his vardı. Nedenini bilmesi mümkün değildi ama düşünmekten kendini alıkoyamıyordu. Ne oluyordu?

avatar
Nylénia Ethel Warhol
Slytherin 2. Sınıf Öğrencisi

Kadın Mesaj Sayısı : 7
Yaş : 25
Nerden : İstanbul
Kayıt tarihi : 28/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz