Roxanne Malfoy

Aşağa gitmek

Roxanne Malfoy

Mesaj  Roxanne Malfoy Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 6:29 pm

Karakterin;

Adı Soyadı: Roxanne Malfoy

Doğum Tarihi: 12.08.2115

Binası: Ravenclaw III. Sınıf

Kanı: Safkan

Fiziksel Özellikleri: Göğün ve denizin karışımı mavi gözler, dalga dalga dökülen kahverengi saçlar, şirinlik abidesi bir yüz. Dudakları ve yanakları nasılsa her daim pespembedir fakat güneşte kalsa bile solgunluğu ve sarılığı hiç gitmez. Biraz minyondur fakat gücünde eksik yoktur, vücüdu oldukça düzgün ve orantıldır. Saçları kimi zaman topuz, kimi zaman da omuzlarına dökülecek şekilde açıktır. Güneş gözlüğü ve tokalar haricinde hiçbir zaman aksesuar kullanmaz, nefret eder. [Zooey Deschanel]

Kişisel Özellikleri:
Zeki, hırçın, altta kalmakatan nefret eden, tamamen ikilemlerle dolu bir hayat. İyiliksever, yardımcı olmaya istekli biridir, tabii bu işteki çıkarlarını da biraz gözetir.
Değişken bir ruh haline sahiptir. Bir an neşeliyse aklına gelen kötü bir anı onun bütün neşesini soldurabilir, dengesizdir.
Hayata karşı kötümser bakmak ona güç verir nasılsa. Bir olayın her zaman olma olasılığını değil olmama olasılığını düşünür. Kötümser yapısı insanlar tarafından en çok zaaf gözüyle bakılan noktasıdır. Ancak hayata bakış açısı her zaman olumlu olmasa da en azından olaylara olumlu bakmayı öğrenmeye çalıştığı söylenebilir. Ona göre öğrendiği bütün kötü şeyler dünyada yaşamak için gereklidir sadece. İyilik ve kötülük herkesin içinde vardır ancak hepsi yeri geldiğinde gösterilmelidir onun için.
Çalışkan bir yapısı yoktur fakat hırslıdır. Kafasına koyduğu işi yarım bırakmaz. Hayatı boyuca yaptığı işleri büyük bir efor sarf ederek kazanmamıştır zaten. Nitekim eğer çevresinde yaışmacı bir hava sezerse o da çalışmaya ve hırslanmaya başlar. Yapacağı şeye inanması gereklidir. Genelde böyle çalışırsa ortaya ne kadar yetenekli olduğunu çıkarır.
Lider bir yapısı vardır. Ortaya çıkmaktan korkmaz, zaten farkında olmadan yaptıkarıyla, seçimleriyle ve sözleriyle sivrilmiştir bile.
Her ne kadar uyumsuz biri gibi dursa da insanlarla iletişimini iyi tutmaya çalışır. Bu sayede başı derde girerse ya da bir şeye ihtiyaç duyarsa insanlar ona yardım eder.
Yaratıcıdır; problem yaratmakta ve çözmekte üstüne yoktur. Eğer tiyatro bi sanat dalı olmasaydı sanattan bihaber yaşayabilirdi. Tiyatro, onun için sadece sahneye çıkmaktan ibaret değildir, onun hayatının her anı “Hayat” sahnesinde geçer zaten.
Kendini ve çevresindekileri bir olaya karşı savunabilir ve her zaman savunmalarında delil gösterir. Çenesi iyi laf yapar. Zeki olduğunu çoğu zaman sözlerinden anlarsınız.
Biraz sevgi arsızıdır. Ne kadar severseniz sevin bazen size "Beni sevmiyorsun" diyebilir. Beklentileri çok yüksektir.
Bazen çok ukala olabilir. Böyle zamanlarda çevresinden gelen tepkileri süzer ve bir şekilde susar. Başlıca kötü alışkanlıkları ukalaşması, öfkesini kontrol altına alamaması ve pervasızlığı olarak gösterilebilir. Roxanne için bile uç noktalardaki örnekler dışında da bu kötü alışkanlıklarını fazla göremezsiniz. İyi kalplidir genellikle, ancak yeri geldiğinde, yani bu iyi kalplilik ona yarardan fazla zarar getireceğini anladığında, kalbinin yerini mantık alır.
Gösterişi ve lüksü sever ancak havalı sayılamaz.
Dışarıdan ukala, sevimsiz, soğuk biri gibi görünse de içindeki kız daha farklıdır. Onu keşfetmeniz gerekir.
Güven sorunu vardır. Bazen aşırı güvenebilir ve bu da onu kaçınılmaz sona yaklaştırır; aldatılmaya. Zamanla aldatıla aldana insanlara güvenmemeyi öğrenmiştir. Ne kadar “Sana güveniyorum.” diyebilse de kendisi bile bu söze inanmaz.

Ailesi Hakkında;
Aile Geçmişi:
Evet, bahsi geçen yüzyılı aşkın süredir ortalıklarda gözükmeyen Malfoylar. Büyücü toplumunda unutulmaya yüz tutmuş son savaşta o zamanlar adı anılmayan Lord Voldemort'un yenilmesinin ardından davaları biten ailenin bir kısmı Azkaban'da ceza görmüş bir kısmı ise kendilerini aklamayı başararak büyücü toplumunda bir süre kendilerinden söz ettirdikten sonra daha sade bir hayata mahkumn kalmışlardır. Lucius Malfoy'un malikanesi bakanlık tarafından sakıncalı eşyalarla dolu olduğu gerekçesiyle el konulduğu için tüm bakanlıktan nefret ederler ancak eski günlere dönmekten de çekinirler. Bir süre sesi çıkmayan Malfoylar'dan kalan tek tük bireyler nesiller sonra ilk defa Hogwarts'a seçilen Malfoy'la birlikte yeniden seslerini -bu sefer cılız da olsa- duyurmaya başlamıştır.

Annesi Esmé Houdiné Malfoy, babası Carlisle Edward Malfoy' dur. Ailesinde bir Malfoy'a en az benzeyen büyük ihtimalle Roxy'dir, bu yüzdendir ki ailesinin nesillerden nesile devam ettiği Slytherin binasına değil de Ravenclaw binasına seçilmiştir. Babası Carlisle bu duruma her ne kadar içerlemiş olsa da bunu aileye fazla yansıtmamaya çalışmıştır, bir Malfoy'a göre tabii ki. Roxanne bir Malfoy olduğunu inkâr etmese de kendisini hiçbir zaman ailesine çok yakın hissedememiştir, bunda annesi Esmé'nin Malfoylarla fazla anlaşamıyor olması da büyük bir rol oynar. Aile oldukça kapalı yaşar, belli başlı arkadaşları dışında fazla kişiyle muhatap olmazlar, süpürgelemek ya da halılarıyla ordan oraya gezmek ihtiyacı duymazlar. Bu yüzdendir ki Roxanne de fazla insana ihtiyaç duymaz.

Örnek Rp:

Tekrar zihni berraklaşınca az önce hissettiği acının izleri her tarafını ağrıttığı gerçeğiyle çevresini sarılmıştı. Az önceki gizli geçitte değildi, bir zindanda tutsak alınmıştı. Elleri bağlıydı ve asası doğal olarak yanında bırakılmamıştı. Çevresine soran gözlerle baktığında yanında Lynnan'ı gördü. Elleri zindandaki paslı zincirlere zincirlenmişti aynen Trixie gibi. Havada asılmadıklarına şükretti boş bir anında. Zindan da koridorlar gibi meşalelerle aydınlatılıyordu ve zindanda iki yetişkin vardı. Üzerlerinde kapkara cüppeler vardı ve gözlerindeki karanlık cüppelerinden daha belirgindi. Trixie az daha bu insanların arasına katılacaktı, eğer beyin yıkamalarına kanacak kadar akılsız olsaydı. Ölümün artık ona çok yakın olduğunu biliyordu ve buna karşı koyacak hiçbir şeyi kalmamıştı, zihni bile. Bu adamlar iflah olmaz işkencecilerdi belli ki. Trixie adamlardan birini süzerken büyücü konuşmaya başladı. "Bak bak. Elimizde bir Bulanık, bir de aslan yavrusu var. Bu gün eğleneceğiz değil mi azizim Vittorio?" dedi uzun boylu olan. Vittorio yüzündeki ifadeyi bozmadan cevapladı "Tam üzerine bastın eski dostum. Hangisinden başlayalım? Trixie'yi ben istiyorum, az önce Hans'ı gebertti, ödülü benden olmalı, ayrıca zoru seçen insanları severim. Bize katılmayarak neler kaçırdığını anlamalı. Hem gelirken bir Gryffindor istemediğini söylememiş miydin?" dedi yüzüne hiç yansıtmadığı kindar bir alayla. Trixie'nin içinden cevap vermek geçiyordu ancak çenesine hakim olmazsa tahmin edebileceğinden daha büyük acılara maruz kalabilirdi. Bir yanı da konuşması için onu içten içe kışkıtıyordu; zaten pek zamanı kalmamıştı ve bu kadar boyun eğemezdi. Cümleler bir anda ağzından dökülüverdi; "Zoru seçen insanları seviyorsan kendinden nefret etmelisin çünkü sen gözleri kör edlimiş basit bir mankafadan daha öte bir şey değilsin, seni alçaltan-" Sözünün devamını getiremeden bir acı dalgası daha vücudunu sardı. Çığlık attığının, gözünden yaşlar aktığının farkına varmıyordu bile. Acı dalgası ilki gibi hemen yatışmamıştı, bu sefer daha uzundu. Dünyayı tekrar görmeye başladığında Vittorio'nun yüzünün dibinde olduğunu fark etti. Bu sefer yüzü ifadesiz değildi, her çizgisi kin ve nefretle keskinleşmişti. "Sen kime mankafa dediğini sanıyorsun ha? Asıl Safkanlara katılmayarak sen mankafalık ettin güzelim. Hayatının son dakikalarını acıyla geçirecek kadar mankafalı olan sensin!" dedi ve sinirle Trixie'nin midesine bir yumruk attı. Ezekiel bu yumruktan sonra bir kahkaha patlattı ve "Sakin ol azizim. Bu gece daha bu Bulanık gibi nicelerini avlayacağız, enerjini boşa harcama." dedi ve Lyn'e doğrulttuğu asasından kırmızı bir ışık demeti Lynann'ı kafesledi. Lyn de acı dolu bir çığlık atmıştı. Bu çığlık Trixie'ninkinden kat kat daha yüksek oktavlıydı. Trixie uyuşmuş beyninin hala işlemesine şükrederek birilerinin bu çığlığı duyabileceği ihtimalini düşündü. Şimdi Vittorio da Lynann'la ilgileniyordu. Trixie'nin düşündüğünden daha zorlu olduğunu fark edince ve Lynann'ın canını acıtması daha kolay bir av olduğunu fark edince Trixie şansının yardımıyla ikinci plana atılmıştı. Acısı hala tazeydi, iki Crucio gerçekten cehennemden çıkmış bir azaptı fakat kendisindeki acıya dayanma potansiyeli onu hala ayakta tuatbiliyordu. Lynnan' a baktığında kızın gözlerinin artık boş bakmaya başladığını gördü ve öyle olmamak için Tanrı'ya dua etti. Tam Vittorio asasını Lynann'a doğrultmuşken Trixie zonklayan kulaklarının kendisini yanıltmamasına dua ederek ayak sesleri duydu. O sırada Vittorio tekrar Trixie'ye dönmüştü ve bir yumruk daha atmak için elini kıtırdatıyordu, Trixie'yle aralarında bir adım kalmıştı. Gelen Trixie'nin en son görmek istediği kişilerden biriydi, Archibald Ryan. Onun da Safkanlardan biri olduğundan şüpheleniyordu zaten o Pierre denen çocuğun ölümünden sonra, gizli geçitteki küçük kulak misafirliğinde. Archie her zamanki gibi sinsi sinsi gülümseyerek Vay vay vay. Ezekiel ve Vittorio sizi görmek ne güzel. Bakıyorum da kendinize eğlenebileceğiniz iki aptal bulmuşsunuz." Trixie nefretine yenilerek Archie'ye o haliyle bile en kötü şekilde bakmaya başladı. Bu durumda bile Archie bir hayvanmış gibi davranabiliyordu. En azından altı yılın bir hatrı olmalıydı, en azından orada olmayarak, Trixie'nin ölümünü izlemeyerek ona boynunun borcunu ödeyebilirdi fakat Archie muhtemelen Trixie'den o kadar nefret ediyordu ki ona bakmaya bile tenezzül etmiyordu. Trixie şimdi olduğu yerde sallanıyor ve tir tir titriyordu. Acı çekmek, yorulmak ve bu aptalın ortaya çıkışıyla sinir onu gerçekten zımparalanmış gibi hissettirmişti. Archie, sanki bir gösteriye gelmiş gibi kendisini bir sıraya atıverdi. Ezekiel başıyla Lyn'ı işaret etmişti, niyeti oldukça açıktı. Archie adamı kafasıyla şöyle bir onayladıktan sonra Trixie'nin yanına yürümüştü. Tam üç ay önceki gibi Trixie'ye sokulmuştu, gözleri gözlerinin tam içine bakacak kadar. Ellerini Trixie'nin iki yanına koymuştu, avının kaçamayacağını gösteren bir psikojik baskı gibi. Ancak bütün bu tavırlarına rağmen yüzündeki ifade çok farklıydı, yardım getirmiş bir azizinki gibi. Archie kesinlikle bir aziz değildi ama eğer yardıma gelmişse içinde bir azizin kırıntısını taşıyor demekti ve o kırıntı işte o an -büyük ihtimalle Archibald Ryan'ın hayatında ilk defa- kendisini göstermişti. Trixie yüzünün gevşediğini hissetti. "Korkma. Onlardan değilim. Sizi koruyacağım". Bu sözler Trixie'de gerçek bir şok etkisine neden olmuştu. Tanrı, ona umudun varlığını Archibald Ryan olarak göndermişti. Tam Archie üzerine eğilmişken Trixie göz ucuyla Audra'nın -yani bir zebaninin- daha onları onurlandırmaya geldiğini gördü. Archie'nin bu davranışından sonra Trixie aynı gün içinde kaybettiği umudunu geri kazanmıştı ve bu umut ondaki acıların bir kısmını azaltımıştı. Aynı umut Audra'nın da Archie gibi davranabileceğini kulağına fısıldamıştı, Trixie doğru olması için Tanrı'ya yalvarıyordu. Bunları düşünürken Audra'ı gören Ezekiel adlı adamın kükrer gibi gülüşünü duydu ve yerinden sıçradı. Archie de artık Trixie'yi bırakmıştı, Audra'ya bakıyordu. Audra Trixie'nin gözleriyle buluştuğunda gayet umursamazdı ve Lyn'e de aynı şekilde bakmıştı. Ezekiel şimdi az öncekinden farklı olarak Audra'ya bir çeşit objeymiş gibi bakıyor ve resmen inildiyordu, o biçim. Audra Ezekiel'den geri çekmişti kendini, "İş sırasında eğlence olmaz, işimize bakmalıyız." Eğlence anlayışlarına donakalan Trixie acısını hala hissettiğini fark edince kafasını öne eğdi. Ezekiel ve Audra, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuştu. Hoş, Audra Trixie'nin bildiği kadarıyla çok çeşitli şekillere girebilen bir tencereydi fakat bu kadar alçalabileceğini düşünmemişti. Tiksindiğini hissederek Audra ve Ezekiel dışında her şeye bakmaya başladı, Lyn'e, Archie'ye, duvarlara hatta kirlenmiş ayakkabılarına. ‘Ah, biliyorsun burası bir okul, böyle devam etmemeli. Yeterli bence’ Trixie derin bir nefes alarak bu ikiliyi izlemenin en az Crucio kadar acılı olabileceğini düşündü ve Audra'nın ateş saçan bakışlarına maruz kaldığında içindeki küçük güç zerresini aynı bakışı Audra'ya göndermek için kullandı. Archie'nin kendi safında olduğunu biliyordu ve az önceki davranışlarından çıkarttığı kadarıyla hala Safkanı oynuyordu, zekiceydi. Trixie Tanrı'ya buradan kendisi, Lynnan ve Archie üçlüsü olarak sağ çıkmak için yalvarmaya başladı. Buradan sağ ayrılırlarsa Archie'den hayatının altı senesi bir baş belası olduğu için özür dileyecekti.

Ancak o özrü Archie'nin duyabilmesini istemeyi unutmuştu.
avatar
Roxanne Malfoy
Ravenclaw 3. Sınıf Öğrencisi

Kadın Mesaj Sayısı : 27
Yaş : 25
Nerden : Boşveeer sen affet gitsin aldırmaaa!
Kayıt tarihi : 29/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Roxanne Malfoy

Mesaj  Gwendolyn A. Dexter Bir Ptsi Eyl. 29, 2008 6:36 pm

Kabul edildi.
avatar
Gwendolyn A. Dexter
Hogwarts Profesörü
Hogwarts Profesörü

Kadın Mesaj Sayısı : 27
Yaş : 24
Nerden : Mersin
Kayıt tarihi : 26/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz